...:::wWw.Bg-Hit.cOm:::...
Bg-Hit.cOm Музикален форум-100% Хитове българска фолк музика, Само хитове и нова музика ...:::регистрация:::...
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 23 Mayıs 2012, 17:44:35
Turkish Bulgarian Russian English Greek German


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Bulgaristan Alevileri!!  (Okunma Sayısı 3778 defa)
0 Üye ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
emilia

*****



Rep Puanı 47
Çevrimdışı Çevrimdışı


Mesaj Sayısı: 165
Tesekkür
Ettigi Tesekkür: 97
Aldıgı Tesekkür: 18









 
 43.33% ( 65 / 150 )

« : 04 Eylül 2010, 02:41:55 »



bunu internet de buldum "Şah İsmail ile yapılan savaştan sonra Anadolu'daki Alevi inanışlı Türkmenler, Osmanlı Devletinden soğudular ve Celali kalkışmaları başladı,bunun üzerine Osmanlı yönetimi isyana katılan Türkmen aşiretlerini parçalayıp bir kısmını Balkan dağlarının ardında bulunan,Kuzey ülkelerinden ve Leh Kazaklarından gelecek saldırıda ilk zarara uğrayacak bölge olan Deliorman'a sürgün etmeye başladı.Kırşehir,Kırıkkale,Yozgat gibi illerdeki Alevi nüfus neredeyse tamamen alınıp büyük kısmı Deliorman'a sürüldü.Alevi Türkmenlerin ezici çoğunlukta olduğu Tokat,Sivas ve Malatya gibi şehirlerdeki Alevi nüfustanda büyük oranlarda Deliorman'a sürgün yaşandı.Sürgünle birlikte Deliorman'a gelen Türkmen toplulukları 16.yy'da Deliorman'da azınlık olan Türk nüfusunu çoğunluğa çevirdiler,yerli Sarı Saltuk Türkleriyle ve hatta Bulgar,Ulah ve Romanlarla dahi karışarak Deliorman "


wikipediada okuyabilirsiniz..... celali isyanlarda aleviler maltaya,sivas,kirsehir, kirikkale,yozgat, tokat etc... sürgün edildi deliormana orda yasadilar, sonradan sünnilesdi cogu.,,,



"16 yy'da sürgün ile gelen Türkmenler Deliorman'a çabuk ısındılar çünkü burada 1200'lü yıllarla başlayan bir Horasani kültür vardı.Bu tarihi ve kültürel özelliklerinden dolayı Deliorman bölgesi Tasavvufi düşüncelerin ve özelliklede Bektaşilik, Babailik, Bedreddinilik gibi tarikatların çok yoğun olduğu bir bölge olarak anıldı,2.Mahmud döneminde özellikle Bektaşi tekkelerinin birçoğunun kapatılması açık kalanların ise birçoğuna Nakşibendi şeyhlerin atanması neticesinde Deliorman'ın Alevi-Bektaşi yönü azalmaya başladı,bağlı bulundukları tasavvufi yolları kapanan halk Sünni yaşayış'a geçmeye başladı.Bulgaristan topraklarının elden çıkmasıyla halk Anadolu'ya göç etmeye başladı ,özellikle Trakya ve Ege bölgesine ve Adana-Mersin civarına yerleşen Deliorman'lılar toplu halde köyler kurarak kendi kültürlerini yaşattılar.Fakat 1950 sonrasında Türkiye'ye göç edenler, dağınık halde yerleştiler,benliklerini ve kültürlerini yavaş yavaş yitirdiler."


13. yy. abdal musa öncülüğünde kurulan bektaşi tarikatıdır. hepsi türkmen kökenlidir. haskova, deliorman, kırcaali bölgelerinde alevi nüfusu yoğunluktadır. bu güzide topluluk hacı bektaş veli'ye bağlı bulunan ve çarşamba, bazen perşembe akşamları toplandıkları için çarşambalı denenlere bektaşiler, pazartesi akşamları toplanmaları dolayısıyla pazartesili adı verilenlere de babailer olarak tabir edilmekte. babailer arasında hacı bektaş veli ikinci dereceden bir velidir. niyaz ve nefes'lerinde hacı bektaş'tan çok demir baba, kızıl deli ya da sarı saltuk'u anarlar.
cogu sünnilesdi, asimile edildi, ama baya kisi yinede aleviligini korudu ve cogu de türkiyeye geri döndü

osmanlilarinin baskisi yine burda belli oluyor..... anadolun ezici cogunlugu alevidi , iste 400-500sene icinde cogu alevi katliamlarda yok edildi ve cogu de sünnilesdi

Kayıtlı
nrvn
Küçük Macır
**


Rep Puanı 0
Çevrimdışı Çevrimdışı


Mesaj Sayısı: 5
Tesekkür
Ettigi Tesekkür: 4
Aldıgı Tesekkür: 0









 
 4.04% ( 4 / 99 )

« Yanıtla #1 : 18 Kasım 2010, 12:03:43 »



Osmanlı Padişahları ümmetçiydi. Türklükleri bile tartışılır. Keza çocukları cariyelerinden olduğu için Türklerini kaybetmişlerdir.
Sünni ve Alevilerin adetlerine bakıldığında Alevilerin Orta Asya Türk geleneklerine yakın olduğu görülür.

Sah İsmail - Yavuz komutalarındaki Osmanlı-İran Çaldıran Savaşı.
Şah İsmail'in ordusu Türkçe konuşuyor, Osmanlı ordusu Arapça-Farsça (Osmanlıca) konuşuyor.

Türk tarihinin dönüm noktalarından birisi olan bu savaş sonucunda ümmetçi-arapçı kültür galip geliyor.
Taki Türkiye Cumhuriyeti kurulana kadar...
Cumhuriyet döneminde Türk kültürünü canlandırmak için Türk Tarih kurumunun kurulması vb birçok çalışma yapılıyor.

Nereye kadar... Malesef Arapçı-ümmetçi (İslamcı demiyorum yanlış anlaşılmasın, yapılanların İslamiyetle ilgisi yok) zihniyet Türkiye'ye egemen olup ülkeyi çağdışına çıkarmak üzere...

Kayıtlı
Şenay

*****



Rep Puanı 23
Çevrimdışı Çevrimdışı


Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 744
Tesekkür
Ettigi Tesekkür: 123
Aldıgı Tesekkür: 8973


Site








« Yanıtla #2 : 10 Şubat 2011, 00:16:07 »



Razgratta ve Silistranın Dulovo ilçelerinde çok alevi olduğunu duymuştum bir sohbette. Acaba doğrulukk payı varmı?? Bilen yada duyan varmı
Kayıtlı
emilia

*****



Rep Puanı 47
Çevrimdışı Çevrimdışı


Mesaj Sayısı: 165
Tesekkür
Ettigi Tesekkür: 97
Aldıgı Tesekkür: 18









 
 43.33% ( 65 / 150 )

« Yanıtla #3 : 10 Mart 2011, 18:32:52 »



evet var olmazmı...Demir Baba Tekkesi buna örnektir..Oraya gitmiştim..
Kayıtlı
emilia

*****



Rep Puanı 47
Çevrimdışı Çevrimdışı


Mesaj Sayısı: 165
Tesekkür
Ettigi Tesekkür: 97
Aldıgı Tesekkür: 18









 
 43.33% ( 65 / 150 )

« Yanıtla #4 : 10 Mart 2011, 21:12:50 »



benim kökenimde alevilğe dayanıyorr
Kayıtlı
Darius
I <3 BG-HİT

***


Ŧ๏гєשєг αη∂яєα


Rep Puanı 7
Çevrimdışı Çevrimdışı


Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 239
Tesekkür
Ettigi Tesekkür: 44
Aldıgı Tesekkür: 4120


Site






 
 92.67% ( 139 / 150 )

« Yanıtla #5 : 11 Mart 2011, 13:05:22 »



Ne alakası var ben Razgrad Köylerinden bence Yanlış duymusun Razgrad ta öyle birşey yok  
Kayıtlı
Darius
Gizli içeriği Görebilmeniz için cevap yazınız Kilitli Konulara ise '''' Butonuna Basınız...
ЗА СКРИТО ТО ПОСЛАНИЕ ДА ВИДИТЕ НАТИСНИ ""
emilia

*****



Rep Puanı 47
Çevrimdışı Çevrimdışı


Mesaj Sayısı: 165
Tesekkür
Ettigi Tesekkür: 97
Aldıgı Tesekkür: 18









 
 43.33% ( 65 / 150 )

« Yanıtla #6 : 11 Mart 2011, 19:45:17 »



Hiçte bile arkadaşım kendi kafana göre  kesin yargılara ulaşan yorumlar yapma... Hiç araştırdın mı peki??? bu yorumu neye dayanarak veriyorsun  araştır bakalım Demir Baba tekkesini ..... Yanlış ithamlarda bulunma lütfen... benim  Bulgaristanda'ki çoğu  akrabam alevii ..


işte hazırlanmış tez örneği...

Şu anda sizlere sunduğum bildiri konumu hazırlarken konuyla ilgili çok sayıda yerli ve yabancı kaynaktan yararlandığımı ayrıca Bulgaristan’da Alevi-Bektaşi inançlı Türklerin yoğunlukta bulunduğu özellikle Deliorman bölgesinde  ve Demir Baba Dergahı’nda (tekkesi) bizzat alan araştırması yaptığımı söyleyebilirim.
           Yararlandığım eserler arasında otantik olmaları ve araştırma tarihlerinin eskiliği bakımından en değerli iki yapıt olarak Prof. Stefan Savoy Bobçev (1853-1940) DELİORMAN TÜRKLERİNİN KÖKENİ  VE F.R. HASLOK’un BEKTAŞİLİK TETKİKLERİ (1913-1915  yıllarında Bektaşiler arasındaki seyahat ve incelemeler ) adlı yapıtlarından söz etmeliyim.
           Aleviler-Bektaşiler ( ki onlara Kızılbaş da denir.) Bulgaristan’da   en çok  Deliorman bölgesinde bulunurlar. Önce Deliorman bölgesinin coğrafi konumundan  söz etmeliyiz:
           Bulgaristan’ın Kuzeydoğusundaki büyük bir alanı kaplayan bölgeye denir.Sınırı kesin olarak belirtilmemesine karşın jeolojik durumuna bakılarak sınırları  şu şekilde ifade edilebilir:
         Kuzey-batısı Tuna nehrinden ayrılan alüvyal düzlük (Brasiyan Alçağı – Yalısı),Kuzeyde Hacıoğlu pazarcığı (Dobriç), Kurtpınar (Tervel) enlem çizgisi, doğuda Frongel platosu, güneyi Ak Lom ve Provadi Çavina ‘dır.
         Deliorman bölgesinde Alevi (   Kızılbaş) denilen insanların yaşadığı pek çok köy vardır. Buralarda öteki inançtaki Türklerle birlikte karışık olarak bulunurlar.
        Deliorman bölgesinde Alevi(Kızılbaş) denilen insanların yaşadığı pek çok köy vardır.Buralarda öteki inançtaki Türklerle birlikte karışık olarak bulunurlar.Aleviler Bulgaristan’da yalnız Deliorman’da değil, Bulgaristan’ın başka yerlerinde de, özellikle kuzey ve güney bölgelerinde bulunmaktadır.Gerlova Bölgesinin Alvonlar,Küçükler,Belgler köylerinde,Varna’nın Kumluca köyünde,Karin-abat (Karnobat)yakınındaki Balkan dağında ,Eski Zagra,Bela,Hasköy,Kırcaali,Çırpan,Koşu-Kavak yörelerinde yoğun olarak bulunurlar.Aleviler diğer inançtaki Türklerle, sanki yerleşirken ayrı olmamaları özel bir yaşamları bulunmamaları  gözetilmiş  gibi öteki Türklerle karışık olarak yaşamaktadırlar.Bununla birlikte tümüyle Alevilerin oturduğu kimi Türk köyleri de  vardır.Örnek olarak; Hoca Bucağı’nın 120 haneli, 700 nüfuslu Sinan köyü; Bela’nın Alat-Baba,Koşu Kavak’ın Konacık,Orta-Köy2ün Kızıl-Çal,Kırcaali’nin 100 haneli Balcı-bölük köyleri vb.
       Aleviler asıl sayı bakımından en çok Deliorman’da Kemallar (İsperih) , Ak-kadınlar,Silistre ve Tutrakan yörelerinde bulunurlar.
       Ben de 1999 yılı 16 Ağustos günü (büyük 17 Ağustos depreminden bir gün önce) Kemallar’a yakınındaki,Demirbaba tekkesine gidip orada inançları gereği ibadetlerini yapan Nasrettin (Bisertsi) ve Mesim Mahalle (Mıdrova) köylerinden gelen inançlı Alevi Türklerle söyleşiler yapıp incelemelerde bulunmuştum.
        Kültürün bir toplum insanlarının yaşamları süresince olan (beşikten mezara) yaşam biçimleri olduğunu bilmekteyiz.Buna bağlı olarak ta Alevilerin kültürlerinde (yaşam biçimlerinde) orijinal özellikler taşıyan davranışlar vardır.Onların bu kültürel özelliklerin tümünden bahsetmek zaman açısından  bir sempozyum bildirisinin boyutunu çok aşacağı için önemli ve özellik taşıyan kültürel inanç ve adetlerinden kısa kısa söz edeceğim.
        Alevilik, adını Peygamberin damadı Osman’dan sonra halife olan  Ali’den alır.Mistik rivayetlerle  ağızdan ağıza  yayılan İslam’ın bir Şii (Alevi) mezhebidir.
         Deliorman’daki   Kızılbaşlar bünye boy-pos, yüz rengi bakımlarından öteki Deliorman Türklerinden  ayrılmaktadır.Giysilerinden  kimin kızılbaş olduğu   anlaşılmaz Bobçev’e göre ; Kızılbaşların sarıklarının altında  şapka , öteki Deliormanlılarda ise fes bulunmaktadır.Le-
coq’a  göre Kızılbaş adı öteki Türklerden ayrılmaları için bu isim başa sarılan sarıkla ilgilidir.      
            Deliorman’daki  kızılbaşlar   dinsel ilişkilerinde diğer müslüman Türklerle bir olmadığını gizlemezler.Belli günlerde (Pazar-pazartesi) dua ederler.Ramazan ayına inanırlar ama yalnızca Muharremde 10 gün oruç tutarlar.Kızılbaşlarda  yeni doğan çocuğa  yalnızca ‘’dede’’ ad takabilir.Genç kız-erkek görüşmelerinde serbestlik vardır.Kızılbaş ancak Kızılbaşla evlenebilir.Kız ve kadınlar ferace ve yaşmak(başörtüsü) örtmezler.Erkekler sakallarını kesmezler.Dualarında dinsel şarkılar,ilahiler söylerler.Ölüm halinde dua töreni yapıp sofra kurarlar.Kızılbaşlarda dönmeler  yoktur, oysa sünni Türklerden Kızılbaşların mezhebine geçenler olabilir.Sünni Türklere saygı duymazlar hatta bazı hallerde nefret ederler.Buna karşılık sünni Türkler onlara ‘’dinsiz,imansız, Allahsız ‘’derler.  
              Kızılbaşlar yalnız dinsel toplantılarda değil,hısım-akraba,konu-komşu meclisleride yaparlar.Meclislerinde kadınlı erkekli helal  saydıkları alkollü içkiler içerler,kullanırlar.
             Eski Bulgarca’da (aile) bugün birleşik toplu olma anlamına gelen ‘’Zadruga’’, bir anlamda köklü geniş büyük aile düzeni ve yaşayışını temsil eden kızılbaş aileleri vardır.Bobçav Zadrugo’ya örnek olarak Ruzgrad ilinin Köse-Abdi köyünden Şişmanlar,Kamberkler,Bayramlar,Karahasanlar adlı aileleri göstermektedir.
            Anadolu’da Aleviler gibi tavşan eti yemezler,Tavşana  Hz.Ali’nin kedisi derler.
            Kızılbaşların tekkelere karşı olan saygısı büyüktür.Aziz ve kutsal ermişlerin mezar ve tekkelere sık sık gidip ibadet ederler.Bu tekkelerin en ünlüsü Demir Baba tekkesidir.Ayrıca Hüseyin Baba,Mansur Baba ve Kumluca tekkeleri ünlüdür.
             Sonuç olarak araştırmacı Bobçov, Prof.Miletiçle birlikte Deliorman Alevilerin Anadolu’dan Rumeli’ye geçen Türkler  olduğu kanısındadır.Bulgaristan’daki tüm Alevilerin konuşmalarının Anadolu’nun da bazı köylerinde olduğunca çok küçük şifre farklılığının dışında aynı Türkçe’yi konuştuklarını söylerler.Buna karşın ; araştırmacı Şkorpil kardeşler Moşkov ise Deliorman Türklerinin Tuna’nın kuzeyinden Bulgaristan topraklarına sarkıp yerleşen proto-Bulgarlar beşinci yüzyılda güney Rusya steplerinden güneye inen Peçenek- Uz –Kuman Türkleri olabilecekleri faraziyesini ortaya atarlar.





                                DEMİR BABA TEKKESİ
          Daha Selçuklular  ve Beylikler döneminde Anadolu’da maya tutan  Türk-İslam kültürü,Türklük ulusal unsurlarını hiç kaybetmeden coğrafyanın bugün Rumeli dediğimiz Avrupa yakasına açılırken bu toprakları vatan tutma,oralarda yerleşme aşamasında Türk soyundan misyonerler diyebileceğimiz dervişlerin ve ulu kişilerin büyük rolü ve yardımı olmuştur.
         Bu ulu kişiler bir yönüyle bir yönüyle yeni keşfedilen yeni yurtların,yeni topraklarının mürşitleri(bilgi aydınlatıcıları) kısacası toplumsal liderleridir.
         İşte halk tarafından adeta  tapılırcasına benimsenip sevilen ulu kişilerin Türk ulularının etraflarına müritlerini (dervişlerini) topladıkları yerler dergahları    
 yani tekkeleridir.
         Yazımızın daha en başında sözünü ettiğimiz Sarı Saltuk ve Kızıl Deli (Seyyid Ali Sultan) ile başlayan Rumeli’deki misyoner dervişler hareketi daha sonraki yıllarda artarak devam etmiş bu dervişlerin bir yönüyle otağı diyebileceğimiz tekkeleri kendi dönemleri için  Rumeli’nin  yerli halkları için bile bir irşat etme merkezleri olmuştur fikrini ileri sürebiliriz.
          Bugünkü Rumeli coğrafyasında bulunan Bulgaristan ,Yunanistan,Makedonya,
Arnavutluk,Romanya devletlerinin sınırları içinde Türklerin yerleşim dönemlerinden kalma çok sayıda Alevi-Bektaşi tekkesi vardır.
          Konumuz ‘’Bulgaristan topraklarındaki Alevi-Bektaşi kültürü ve Demir Baba Tekkesi ‘’ olduğu için biz yalnızca Bulgaristan topraklarındaki  tekkelerin sadece adlarını söyleyip Demir Baba tekkesi hakkında bilgi vereceğiz.
          Bulgaristan’daki  Demir Baba Tekkesi  denebilir ki Rumeli topraklarındaki tekke ve dergahların en ünlüsüdür. Şahsen o bölgede yaptığım gezilerde ve incelediğim eserlerde tespit ettiğimiz  tekkelerin yalnızca  isimlerini  söyleyin Demir Baba Dergahı (tekkesi) hakkında geniş bilgi vereceğim.Yaptığım bölge gezileri ve incelediğim yazılı eserlerde Bulgaristan topraklarında tümü halk arasında çok bilinen  ve ünlü olan 24 adet Bektaşi Tekkesi tespit ettim.Bunlar sırasıyla;
1-Demir Baba  Tekkesi; Razgrat-İsparih (Mumcular Köyü)
2-Otman Baba Tekkesi; Haskova (Hasköy) yakınında
3-Akyazılı Sultan Tekkesi;Balçık yakınlarındandır.
4-Sarı Saltuk Tekkesi; Kalikra’dadır.
5-Abdullah Dede Tekkesi;Yeni Zagra’dadır.
6-Kademli Baba                ; Yeni Zagra’dadır.
7-Seyyid Ali Sultan Tekkesi;Bulgaristan’da Edirne topraklarına çok yakın bir yerdedir.
8-Timur Baba Tekkesi;Silistre’dedir.
9-Hüseyin Baba Tekkesi ; Silistre’dedir.
10-Musa Baba Tekkesi ;Silistre’dedir.
11-Koca Doğan Tekkesi; Silistre’dedir.              
12-Hakir Ali Baba Tekkesi ; Rusçuk’tadır.
13-Horasanlı Ali Baba tekkesi;Rusçuk’tadır.
14-Ali Koca Baba Tekkesi ; Rusçuk’tadır.
15-Hüsam Dede Tekkesi ;Sofya yakınlarında Dobeşince’de
16-Yahya Paşa Bali Tekkesi ;Ruzgrat yakınlarında
17-Hüseyin Baba Tekkesi; Duraç Köyü’ndedir.
18-Genç Baba Tekkesi; Miralar Köyü’ndedir.
19-Kızana Tekkesi; Eski Cuma yakınlarındadır.
20-Kurt Baba Tekkesi ; Belveren kasabasındadır.
21-Mustafa Baba Tekkesi; Rusçuk-Silistre arasındandır.
22-Mustafa Baba Tekkesi ;Hasköy-Filibe arasındandır.
2 3-Baba Kamber Tekkesi ; Rusçuk’tadır.
24-Ali Baba Tekkesi; Güneydoğu Bulgaristan’dadır.

   DEMİR BABA TEKKESİ : Rumeli topraklarında bulunan Alevi-   Bektaşi tekkeleri içinde Demir Baba Tekkesi en ünlü olanıdır.Demir Baba tekkesi ( Sboryanovo) denilen yer Kemaller (İsperih) kasabasının altı kilometre batısında bulunur.16 Ağustos 1999 tarihinde Kemaller Kasabasının eski ve ilk Belediye Başkanının  mihmandarlığında bu yöreye ve tekkeye bir gezi yaptım.Çok önemli orijinal incelemeler ve canlı saptamalarda bulundum.
       Demir Baba Tekkesi hakkında çok sayıda yazılı eserde geniş bilgi vardır.Ne var ki Bulgaristan’da 1982-1985 yılları arasında Kuzeydoğu Bulgaristan (Deliorman) bölgesinde yaşayan Aleviler(Kızılbaşlar) üzerine ‘’Getika’’ adlı ulusal program çerçevesinde Prof.Dr.Alexander Folün yönetiminde Kemaller (İsperih) kasabası Müze Müdürü Yordan Stefanov’un organizasyon yardımıyla Prof.Dr. İvaniçka Georgieva’nın bilimsel yönetimi altında bir etnografya(ve halkbilim) araştırması gerçekleştirilmişti.
        Bu araştırma ve sonuçları daha sonra  ‘’BULGARİSTAN ALEVİLERİ VE DEMİR BAB TEKKESİ’’ adıyla kitaplaştırılmıştır.Bu kitap M.Türker Acaroğlu tarafından Türkçe’ye çevrilip 1998 yılında Türkçe olarak basılmıştır.Bu kitapta Bulgaristan Alevilerinin yaşayış olarak en otantik özelliklerini taşıyan Razgrad Nasrettin (Bisertsi) ve Mesimmahalle (Mıdrova) Türk köylerindeki Alevi-Bektaşi geleneği Sofiya Biserova Hristo  Hristov tarafından incelenip kaleme alınmıştır.Kitapta Yordan  Stefonov  tarafından Demir Baba Tekkesiyle ilgili coğrafi,tarihi,arkeolojik,etnolojik,mitolojik yönlerden  derin bir inceleme ve araştırma yazısı vardır.Ben de incelediğim eserler içinde en çok bu yapıttan yararlandığımı ifade etmek isterim.
          Demir Baba Tekkesi’nin bulunduğu yer coğrafi konum içinde bulunan su kaynağı çevresindeki çok güzel ormanlık yapısı itibariyle tarihin ilk çağlarından beri insanları yaşamak ve dergah kurmak belki de günümüz de piknik yapmak için bile az bulunur güzellik ve çekiciliğe sahip çok güzel  ve şirin bir doğa köşesidir.Deliorman’ın (Usola –gorie) en büyük karst (kireçli taş tabakası) ocakları,Mumcular (Omurtag Han) höyüğü (21 metre ,Bulgaristan’ın en büyük höyüğü) buradadır.
       Tekkenin  kurulduğu yer Deliorman Yaylasının derin vadisinde akan (50 metre) Karapinets deresinin kaynağı Demir Baba Dergahının iç avlusundadır.Tekke bu kaynak başında nal biçiminde bir çukur vadide  kurulmuştur,çevresi yüksek kayalık uçurumlar ve sık meşe ormanlarıyla kaplıdır.
        Demir Baba Tekkesinin çevresi eski yolların,kalelerin ve yerleşim yerlerinin varlığıyla araştırmacı ve uzmanların dikkatini çekmiştir.Bulgaristan’ın  ilk hanlarından Omurtag Asparuh Han’ın mezarınında burada bulunduğu çok iddia edilmiştir.Ne var ki yapılan kazı ve araştırmalar sonucu bu iddia sonuçsuz kalmıştır.Bu konuda 1930 yılında Sofya Devlet Kazıbilim Müzesinden (Macar Bilgini) Prof.Geza Feher kazılar yapmıştır.Demir Baba Tekkesiyle ilgili ünlü araştırmacılardan Karel Şkorpil,S.İ.Upenski,Anoni Yavaşov,İvan Venedikov,Geza Feher,Simeon Dobrevski,Rafail Yanov,Vasil Marinov,Todor Gerasimov,Vasil Mikov vb.ilginç yayınları vardır.
           Demir Baba Tekkesi’nin ne zaman yapıldığı bilinmemektedir.Yalnız 1651’lerde buraları gezen Evliya Çelebi  tekkenin varlığına değinir.K.J.Jirecek,1891 yılındaki yayınında Deliorman (Ağaç Denizi)’deki Bedrettin topluluğunun zamanla Ali yanlılığına  
dönüştüğünü,Alevilik,Şiilik,Bektaşilik olarak sürdüğünü belirtir.Babinger 1911 ve 1931 yıllarındaki çalışmalarında;Bobçev ile Gadzanov’un alan araştırmalarında yöredeki Alevi-Bektaşi halkı ve kurumlarıyla ilgili bilgiler verilir.Macar bilgini Felix Kanitz (1829-1904)’in verdiği bilgiler yalnızca söylencelere dayanır.Jirecek dergahın Rus Savaşı yıllarında kurulduğunu söylerken yanılgıya düşer.Babinger yaptığı alan araştırmasında Demir Babanın Horasanlı Ali Dede adlı birinin oğlu olduğunu Hüseyin Dede adlı bir kardeşinin bulunduğunu ve 1520’de öldüğünü belirtir.
             Demir Baba’nın dergahı eski kaynaklarda ‘’Deliorman Bektaşi Tekkesi’’ ‘’Timur Baba Tekkesi’’ ‘’Hasan  Demir Baba Tekkesi’’ ‘’Pehlivan Baba Tekkesi’’ olarak adlandırılır.Demir Baba  Velayetnamesi 1619’da yazıldığına, Evliya Çelebi 1651’lerde bu tekkeyi görüp varlığına  değindiğine göre tekke bu tarihlerden çok önceleri kurulmuş olmalıdır.1789’da Sadrazam olan Tekirdağ’lı Hasan Paşa(Cezayirli Hasan Paşa) Bektaşidir ve  Rusçuk’ta bir Bektaşi Dergahı kurdurur.Demir Baba tekkesi 1826’da II.Mahmut dönemi yenilik hareketleri çerçevesinde kapatılmıştır.


VE son olarak kimse kafasından birşeyler uydurarak birşeyler yazmıyor.....


« Son Düzenleme: 11 Mart 2011, 20:01:08 Gönderen: emilia » Kayıtlı
Tunalı√
SIRAT

*****


Ben en çok seni özlerken yeniliyorum…


Rep Puanı 101
Çevrimdışı Çevrimdışı


Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 511
Tesekkür
Ettigi Tesekkür: 420
Aldıgı Tesekkür: 6379











« Yanıtla #7 : 11 Mart 2011, 20:01:02 »



Demir Baba Tekkesi, Bulgaristan'ın Razgrad ili Kemallar ilçesindende bulunmaktadır.



Demir Baba Tekkesi, Bulgaristan'ın Razgrad ili Kemallar ilçesindende bulunmaktadır. Hasan Demir Baba Pehlivan 500 yıl önce Deliorman'da yaşamış bir Bektaşi babasıdır birçok keramette bulunduğu anlatılır. Demir Baba'nın adına yaptırılan tekke 19. yüzyılın başlarında Rusçuk Paşası Pehlivan Baba tarafından tamir edilmiş,Macar bilim adamı Feliks Kanits'e göre, Demir Baba türbesi 1490 yılında yapılmış. Tarihçi Babinger onun Ali Dede adında bir Horasanlı'nın oğlu olduğunu belirtiyor. Zamanla gelip Kemallar(İsperih) bölgesinde Kuvançiler köyüne yerleşmiş. Dağlık ve ormanlık yerde yer alan tekke, Türk–İslam kültürünün tüm motiflerine sahip. Sağ tarafında adak kurbanı kesmek için özel yer vardır. Ufak bir havuz mevcut. Senenin 12 ay'ı da, suyun derecesi aynıdır.

Pehlivan Demir Hasan Türbesi, bugün de, Bulgaristan'ın Razgrad ilinin Kemaller ilçesinin Mumcular köyünde, Bulgaristan Türkleri tarafından en çok ziyaret edilen yerlerden biridir.
Demir Baba Tekkesi'nin bulunduğu Deliorman, Osmanlı'nın Rumeli Eyaleti olan Bulgaristan'ın Kuzeydoğu kesiminde, Rusçuk ile Varna arasında bir bölgedir. Kuzeyi'nde Tuna nehri, batısında Razgrad, güneyinde Şumnu, Yeni pazar ve Pravadi kasabaları, doğusunda Dobruca havalisi bulunmaktadır.

Dobruca Havalisinin Toprağı verimlidir. Bölgede balta girmedik ormanlar vardır. Pehlivanlar, bu ormanların havası ve suyuyla yetişmektedir. Bölge ismini bu ormanlardan almıştır. Buraya Ağaç Denizi de denirdi. Resmi kayıtlardaysa Divane (Deli) Orman diye geçerdi. Deliorman ahalisi, hemen hemen tamamen Türk'tü. Arada çok seyrek de olsa Bulgar köyleri vardı. Birçok köylerde, yalnızca birer hane Bulgar dükkâncı bulunurdu. Deliorman'daki Türkler, dükkâncılık yapmazdı. "Sen terazi tutma da kim tutarsa tutsun" derlerdi.” Bu kul hakkından çok korkmalarından ileri gelirdi. Türkler, vaktiyle Anadolu'nun muhtelif yerlerinden hicret ettiri-lerek buralara yerleştirilmişlerdir. Bu bakımdan, birbirlerine komşu köylerin, hatta bir köyün mahallelerinin konuşmalarında telaffuz, şive ve ağız farklılıkları görülürdü. Ayrıca, Kuzey Karadeniz üzerinden gelen Peçenek ve Kuman Türklerinin soyundan gelen Türkler de vardı. Deliorman'ın havası dillere destan olmuştur. Büyük pehlivanların hep buradan yetişmesi bir tesadüf değildir. Bunda, Deliorman'ın havasının ve vaktiyle kuvvetli ve seçilmiş adamların serhad bekçisi, akıncı olarak buraya yerleştirilmesinin etkisi büyüktür.

1895-98 yılları arasıda Avrupa ve Amerika'da sırtı yere gelmeyen KocaYusuf, Aliço, Kavasoğlu, Şamdancıbaşı, Hergeleci İbrahim, Kazıkçı Karabekir, Kara Ahmet, Katrancı Mehmet, Kurtdereli Mehmet Pehlivan, Tevfik Ali Pehlivan, Selim Pehlivan, Koç Mehmed Pehlivan, Madaralı Ahmed, Kızılcıklı Mahmud Pehlivan, hep Deliorman ve çevresindendi. Demir Baba Tekkesi'nde (Spor Akademisi'nde), Evliya Çelebi zamanında, 1600'lü yıllarda 150'den fazla pehlivan barını-yormuş. Tekke, Razgrad'a iki saatlik mesafede, Kemaller kazasının Mumcular köyünün batısındaydı. Deliorman'ın göbe-ğinde, tabiatın çok güzel bir köşesinde, yeşil orman içinde, su kenarına kurulmuştu. Civardaki orman, meşe, gürgen, ıhlamur, karaağaç, dişbudak, fındık, kızılcık başta olmak üzere her çeşit ağaçlarla kaplıydı. Tekkenin alt kısmında dere vardı. Derenin iki tarafında düz bir saha uzanıyordu. Etraf tamamen ormanlıktı. Derenin kuzey tarafında, misafirhane vardı. Mutfak da buradaydı. Getirilen adak kurbanları burada kesilip, başta güreş talebeleri olmak üzere fakirlere dağıtılırdı. Osmanlılar zamanında, Demir Baba Tekkesi'nin ve bu tekkenin kurucusu Pehlivan Demir Hasan Baba'nın türbesinin, ziyaretçisi hiç eksik olmazdı. Demir Baba Pehlivanlar Tekkesi'ni (Spor Akademisi) kuran Pehlivan Demir Hasan'ın türbesi, derenin güneyinde, dağın eteğindeydi. Türbe, kubbeliydi, içinde Demir Pehlivan'ın sandukası vardı. Osmanlı'nın son zamanında, Babanın pirinçten mamul demir ayakkabıları, kılıcı, sancağı, büyük çakısı, türbenin içindeydi ve ziyaretçilerin çok büyük ilgisini çekmekteydi. Bunlar, Demir Baba etrafındaki efsanelere nicelerinin ilave edilmesine sebep olmaktaydı. Türbenin önünde soğuk bir pınar vardı. Su taştan çıkıyordu. Rivayete göre, Demir Baba, elini taşa sokmuş, parmağının deldiği yerden su fışkırmış. Yamacın hemen yukarısında bir hacet taşı vardır, içi deliktir, ondan geçerlerdi. Taşlarda, Baba'nın ve av köpeğinin ayak izleri vardı. Türbenin önünde, birkaç kişinin zor kaldıracağı ağırlıkta bir taş vardı ki, bunun Demir Baba'nın fındık kırma taşı olduğu, söylenmekteydi.. Bir kişinin, böyle bir taşla fındık kırabilmesi için olağanüstü güç ve maharet sahibi bulunması gerekmekteydi. Bu, yalnız maddi güçle başarılabilecek bir iş değildi. Mutlaka manevi güç de bulunmalıydı.

Böyle bir kayayla fındık kırma esprisi Yusuf'un çok hoşuna gitti. Bu, güçte ustalıkla bütün dünyaya meydan okuyan bir kişinin yapabileceği bir işti. Fındık kırma taşını, tek başına kaldıranın Pehlivan Demir Hasan Baba'yı göreceği efsane de dile geti-rilmekteydi. Pehlivan Demir Hasan Türbesi, bugün de, Bulgaristan'ın Razgrad ilinin Kemaller ilçesinin Mumcular köyünde, Bulgaristan Türkleri tarafından en çok ziyaret edilen yerlerden biridir. 1925 yılında, türbenin Bulgaristan'ın kurucusu kabul edilen Asparuh'un mezarı olduğu iddia edilmiş, Demir Baba'nın cesedinin bozulmadığı, kefenlerinin de İslam dinine göre olduğu görülmüş ve böylelikle burada yatanın Müslüman olduğu mahkeme kararıyla kabul edilmiş.

Bulgarlar, sünnetli olup olmadığına bakmak istemiş. Kefeni açmak isteyen üç Bulgar o anda çarpılıp felç olmuşlar ve bunun üzerine böyle çirkin bir işten vazgeçmişler.

Meydan Larousse'deki "Güreş" maddesinde, Demir Hasan Pehlivan'ın aslanla güreşirken resmi vardır.
Bugün de, burada, Mayıs ayında Türkler tarafından şehitler günü kutlanmaktadır, Bulgaristan'ın dört bir tarafından Türkler gelmektedir
Demir Baba, bir alperendir. Gönül ile bileği kaynaştırmıştır. Er Sultan'ın talebesidir. Deliorman halkı tarafından çok sevilir. Babanın yüzlerce menkıbesi anlatılır. Romanya Voyvodasının kanının şişmesi, bundan kurtulmak için tekkeye tuz vakıf yapması gibi menkıbeleri çok meşhurdur. Evliya Çelebi, Demir Baba'nın, Hacı Bektaşı Veli Hazretleri'nin bağlılarından olduğnu, burayı ziyaret ettiğinde 150 kadar talebe bulunduğu, hem güreş hem de nefislerini terbiye için ilim ve edep çalıştıklarını söylemektedir. Evliya Çelebi, 'Süleymaniye Camii ile Eski Saray duvarı arasında Serçeşme-i Küştigiran Demir Baba Meydanı namıyle meşhur meydan vardır. Serçeşme-i Küştigiran, başpehlivan demektir. Hâlâ ikindiden sonra bütün tekke pehlivanları o güzel yerde güleşirlee, güleşin Türkçesi güreştir. Bu Demir Pehlivan, Yavuz Sultan Selim zamanında, dört adet yezidi arslanı ile düğüşüp, dördünü dahi ikişer parça eylemiştir" diye yazmaktadır. Demir Hasan Pehlivan'ın İstanbul'da ne kadar kaldığı belli değil. Ancak, daha sonra buraya gelip Tekkesini kurmuş, bu tekkeye nice vakıfla temin etmiş ve binlerce yiğit pehlivan yetiştirmiştir. Demir Hasan Pehlivan, niçin bura pehlivanlar tekkesi açma ihtiyacı hissetmiştir?

Pehlivanlan Rumeli'ndeki ilk piri, Romanya, Deliorman ve Edirne Fatihi Sarı Saltuk'un izini takip edip, bu serhat boyuna yerleşmiş. Yerleşmiş ki, serhatboyunda yiğitler, bileği bükülmezler eksik olmasın. Tekkeyi ve türbeyi Osmanlı'nın son zamanındaa, Baba-i âlem diye ün yapan Pehlivan İbram Paşa yenilemişti. İbram Paşa, Rusçuk'ta görevli bulunduğu sırada bu tamir işini yapmıştı. Yöre halkı, kendisine, Pehlivan Paşa, demekteydiler. Pelivan İbram Paşa, 1766 yılında Bozok'ta, (Yozgat) doğmuş. Pehlivan, kahraman bir erkişi olup kahramanlıkları ve yiğitlikleri sebebiyle evvela Kapıcıbaşı, sona Mir'i miran (beylerbeyi) uldu ve 1809'da vezirliğe kada yükseldi. Usmanlı-Urus Savaşı'nda büyük kahramanlıklar gösterdi. Rusçuk Valiliği sırasında, Demir Hasan Pehlivan Tekkesi'ni tamir ettirmiştir. Pehlivan Paşa Baba Destanı'nda Deliorman'da görev yaptığı anlatılmaktadır."

Kayıtlı
Tunalı√
O gelmeden kaldırmayın cenazemi..
Bırakın soğusun cesedim..
Ben canımdan çok sevdim, kim bilir belki O'da sevmiştir..
Bırakın örtmeyin yüzümü..! Gelsin görsün beni..
Duymasın pişmanlık, üzülmesin..
Soğuk ellerimi avuçlarına alsın..Susturmayın ağlasın..!
Onun gözyaşları damlasın üzerime..!
Kendi elleriyle koysun beni kefene ve kulağıma fısıldasın;
SENİ ÇOK SEVIYORUM BİTANEM, NE OLUR KALK..! diye..
emilia

*****



Rep Puanı 47
Çevrimdışı Çevrimdışı


Mesaj Sayısı: 165
Tesekkür
Ettigi Tesekkür: 97
Aldıgı Tesekkür: 18









 
 43.33% ( 65 / 150 )

« Yanıtla #8 : 11 Mart 2011, 20:01:59 »



Aydınlattığın için teşekkürler Sırat..Biz buraya gitmiştik hatta burda kurban kestikk.. RAZGRAD /KEMALLAR burası benim memleketim . :)o günler geldi aklıma... şimdiii
Kayıtlı
Şenay

*****



Rep Puanı 23
Çevrimdışı Çevrimdışı


Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 744
Tesekkür
Ettigi Tesekkür: 123
Aldıgı Tesekkür: 8973


Site








« Yanıtla #9 : 12 Mart 2011, 18:24:38 »



bende çok duydum bunu. Razgratta  ve Silistranın özellikle Dulovo ilçesinde alevilerin macırcası kızılbaşların çok olduğunu duymuştum
Kayıtlı
djandar
azazil
Küçük Macır
**



Rep Puanı 0
Çevrimdışı Çevrimdışı


Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 19
Tesekkür
Ettigi Tesekkür: 2
Aldıgı Tesekkür: 0









 
 18.18% ( 18 / 99 )

« Yanıtla #10 : 12 Mayıs 2011, 23:57:02 »



Osmanlı Padişahları ümmetçiydi.

Türk tarihinin dönüm noktalarından birisi olan bu savaş sonucunda ümmetçi-arapçı kültür galip geliyor.

Nereye kadar... Malesef Arapçı-ümmetçi (İslamcı demiyorum yanlış anlaşılmasın, yapılanların İslamiyetle ilgisi yok) zihniyet Türkiye'ye egemen olup ülkeyi çağdışına çıkarmak üzere...


şimdi bahsi geçen Ümmetçi kelimesini Arap milliyetçiliği yada sempatizanlığıyla bağdaştrmak açıkçası pek hoş olmamış, ümmetçilik tek kültürden gelen parçaları bir tutma çabasıdır, örneğin yahudi ümmetçiliği buna en iyi örnektir, kendi içlerinde birbirlerini sevmeselerde her yahudi oluşumu dışa karşı birbirini tutmaktadır. Şia, Alevilik, Sünnilik hangi milletten olursa olsun bizler birbirimizi şu anda ki gibi satıp durmaktan vazgeçtiğimiz gün bizim gerçekten büyüyeceğimiz gündür
Kayıtlı
xlx_as
Küçük Macır
**



Rep Puanı 2
Çevrimdışı Çevrimdışı


Mesaj Sayısı: 67
Tesekkür
Ettigi Tesekkür: 121
Aldıgı Tesekkür: 2









 
 66.67% ( 66 / 99 )

« Yanıtla #11 : 14 Mayıs 2011, 00:36:52 »



 alevi yok

  kızılbaşlar var, ve yeşil donlular

kızılbaşlar, müslüman değildir,bektaşiler,,,,dir,,,

müslüman kızılbaşlar''yeşil donlulardır'' dört vakti namazını kılırlar

   
                                  kızılbaşlıkla ilgili sorunlarınızı lütven sorun

     
                        haskova  kızılbaşı, başkadır  mastanlı kızılbaşı bambaşkadır







« Son Düzenleme: 14 Mayıs 2011, 02:05:55 Gönderen: xlx_as » Kayıtlı
Şenay

*****



Rep Puanı 23
Çevrimdışı Çevrimdışı


Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 744
Tesekkür
Ettigi Tesekkür: 123
Aldıgı Tesekkür: 8973


Site








« Yanıtla #12 : 10 Temmuz 2011, 07:44:24 »



alevi yok

  kızılbaşlar var, ve yeşil donlular

kızılbaşlar, müslüman değildir,bektaşiler,,,,dir,,,

müslüman kızılbaşlar''yeşil donlulardır'' dört vakti namazını kılırlar

  
                                  kızılbaşlıkla ilgili sorunlarınızı lütven sorun

                        haskova  kızılbaşı, başkadır  mastanlı kızılbaşı bambaşkadır

nasıl yani???  anlamadım. Müslüman değildirler demek biraz ağır olmadımı??? Benim bildiğim kızılbaşlar, alevilerde müslüman sadece mezhepleri değişik. Benmi yanlış biliyormuşum
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
Otomatik Tag
Bulgaristan Alevileri!!, bulgarca mp3, Bulgaristan Alevileri!!, bulgarca video clip, Bulgaristan Alevileri!!, bulgarca full album, Bulgaristan Alevileri!!

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Eğer Bulgaristan Göçmeniyseniz... Genel Yazilar nesrin013 0 393 Son Mesaj 03 Mart 2010, 15:16:45
Gönderen: nesrin013
Bulgaristan Kadinlari :D Kючеци Göksel 0 631 Son Mesaj 11 Mart 2010, 22:40:05
Gönderen: Göksel
Bulgaristan' ın Neresinden siniz... ? Anketler « 1 2 3 » Ƭ-Ʀ-ƛ-Ɲ-Ƈ-Є 43 5762 Son Mesaj 04 Şubat 2011, 03:41:15
Gönderen: Şenay
Türkiye mİ Bulgaristan mı ?? Genel Anketler Ƭ-Ʀ-ƛ-Ɲ-Ƈ-Є 13 2633 Son Mesaj 14 Temmuz 2011, 05:57:31
Gönderen: тешкар
Bulgaristan Ulkeler Göksel 2 641 Son Mesaj 21 Nisan 2010, 02:21:04
Gönderen: Emel
Bulgaristan İzlenimleri >>> Turizm - Gezi - Seyehat Göksel 0 702 Son Mesaj 02 Nisan 2010, 02:51:58
Gönderen: Göksel
Bulgaristan Haritası Bulgaristan Göksel 0 2150 Son Mesaj 15 Nisan 2010, 02:43:57
Gönderen: Göksel
Bulgaristan 2. ligi Diger Spor Haberleri aha77 2 612 Son Mesaj 08 Şubat 2012, 16:02:44
Gönderen: aha77
En çok sevdiğiniz Bulgaristan sanatçısı kim? Bulgaristan Sanatçıları « 1 2 » Göksel 16 2536 Son Mesaj 14 Haziran 2011, 12:32:25
Gönderen: Sebo
BgSoydaş.com Bulgaristan Soydaslarin Mekani. Site Adresleri emona 5 1579 Son Mesaj 18 Ekim 2011, 23:41:53
Gönderen: тешкар

| Site Map | Arsiv | XML |
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu! Dilber MC Theme by HarzeM
Bu Sayfa 0.246 Saniyede 54 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.021s, 2q)
SimplePortal 2.3 © 2008-2009, SimplePortal