...:::wWw.Bg-Hit.cOm:::...
Bg-Hit.cOm Музикален форум-100% Хитове българска фолк музика, Само хитове и нова музика ...:::регистрация:::...
 
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. 24 Mayıs 2012, 22:38:02
Turkish Bulgarian Russian English Greek German


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Gülhan'ın Galaksi Rehberi  (Okunma Sayısı 1744 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Ƭ-Ʀ-ƛ-Ɲ-Ƈ-Є
>>> ♥ <<<

*****


>>> ♥ Music İs My Life ♥ <<<


Rep Puanı 90
Çevrimdışı Çevrimdışı


Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1,064
Tesekkür
Ettigi Tesekkür: 160
Aldıgı Tesekkür: 1152


Site








« : 26 Nisan 2010, 19:08:55 »





GÜLHAN'IN GALAKSİ REHBERİ


Ekranların sıra dışı, çılgın sunucusu Gülhan Şen, galaksinin en uçuk kaçık, eğlenceli ve fantastik gezi programıyla ekranlara geliyor: “Gülhan’ın Galaksi Rehberi”

“Gülhan’ın Galaksi Rehberi”nde, yurtiçi ve yurtdışındaki seyahat noktaları, özel dönemlerde düzenlenen etkinlikler, festivaller, karnavallar, çeşitli şehirlerde başlayan yeni akımlar, popüler gastronomi mekanları ekrana geliyor. Gülhan Şen’in orijinal sunum tarzıyla işlenecek olan konular “gezi programı” kavramını fantastik bir stile sokarak ekran karşısındaki seyirciye keyifli anlar geçirtiyor…

HAZIRLAYAN SUNAN :Gülhan ŞEN

Bu arada Gülhan aynı zamanda 89 Bulgaristan göçmenidir... Programı izlemenizi tavsiye ederim.

Kayıtlı
Ƭ-Ʀ-ƛ-Ɲ-Ƈ-Є
aha77
Küçük Macır
**


Rep Puanı 1
Çevrimdışı Çevrimdışı


Mesaj Sayısı: 12
Tesekkür
Ettigi Tesekkür: 37
Aldıgı Tesekkür: 0









 
 11.11% ( 11 / 99 )

« Yanıtla #1 : 15 Temmuz 2010, 03:04:33 »



BEN

3 kilo 700 gramdın diyor annem, sabaha karşı 6’yı 10 geçe doğ­dun 16 Tem­muz 78’de… “Bir kızınız oldu” dedik­lerinde sev­inçten ağladım.
O zaman­larda aşağı yukarı neye ben­zediğimi ben de aşağı­daki şu fotoğraftan gördüm.

(Ekim 1978)

Hafif kızgın bir ifade ve ağladı ağlay­a­cak gibi duran bükük bir dudak (ama şapka son moda kesin­likle!) O yıl­ların üzeri siyah örtüyle kaplanan fotoğraf makinelerinden epey ürkmüş olmalıyım. Detaycı gözler için de arkada sak­lanıp düşmeyeyim diye belim­den tutan anne­min eline dikkati çekerim.

En fazla anaoku­lun­daki yıl­lara dönebiliyor insan anıları arasında yol­cu­luğa çıkınca. Benim de 4 – 5 yaşların­daki halim geliyor gözümün önüne kendime dair hatır­ladığım en eski şeyler arasında…Şu alt­taki minik kızı çok iyi hatır­lıy­o­rum mesela…

(13 Mayıs 1981)

Kısacık saçları, sap­sarı olduğu için siyah beyaz fotoğraflarda görün­meyen kaşları ve suratının tümünü kaplayan koca­man gülümsemesi… Anne­min tar­i­fiyle hem zıpır ve çok yara­maz, hem de çok akıllı ve uslu. Bazen fotoğraflara bakarken keşke insan çocuk­luğuyla yeniden karşılaşa­bilme imkanına sahip olsa diye düşünürüm hep, kendimi elim­den tutup gezdirmek, ona oyun­cak­lar almak, sevmek, gerekli üç beş bi’şey söyle­mek ister­dim mesela…

(kıyafetler tam 80’ler…Babam, bıyık­larını döne­min modasını göre bırak­tığını iddia ediyor şimdi)

Bulgaristan’ın Şumen ken­tine yakın bir kasabada büyüdüm. Her çocuğun hay­alini kura­cağı bir çocuk­luktu ben­imki. Ağaçlara tır­manıp meyve yer (ki kendimi bildim bileli en sevdiğim meyve kirazdır), ormana çiçek topla­maya gider (karde­len görünce hala heye­can­lanırım), karda kıza­kla kayar, yazın eriyen asfalt­tan kopardığımız yapışkan zift parçalarıyla iri papaz böcek­leri yakalardık. Böcek dedim de aklıma geldi, bir de hangi akla hizmetse geceleri ateşböceği yakalayıp onları alnımıza yapıştırıyor ve bunun güzel göründüğüne inanıyorduk…

(Abimle aramızda 11 yaş fark var)

Evimizin saçak­larına yuva yapan kır­langıçları, kasa­banın kenarın­daki gölde kur­bağa avlayan leylek­leri, yağ­mur son­rası tar­lalarda çıkan man­tar­ları, güneşli havada çiseleyen yağ­mu­run ardın­dan beliren gökkuşak­larını izl­eye izl­eye geçti bu döne­mim. Şimdi bakınca Alice Harikalar Diyarında’dan fark­sız görünüyor aslında…
İşte bu yıl­lar­dan kalma yara izler­imi çok sev­erim bu yüz­den. 8 yaşımda vişne ağacın­dan düştüğüm gün sağ diz­imde oluşan “kele­beğim” (şeklin­den dolayı öyle derim hep ona) veya boyum­dan büyük bir işe kalkışıp, ağabey­imin büyük kıza­ğını çalarak buzda tepetak­lak düştüğüm gün sol elimin baş­par­mağında oluşan “V” şeklin­deki “zafer işaretim”…O anları gerçek­ten yaşadığımın kanıt­ları bu yara izlerim, iyi ki varlar!

(Hazi­ran 1989)

Bu üstteki fotoğraf ekleniyor albüme daha sonra… Yıl 1989, 11 yaşın­dayım. Bulgaristan’da bir kaos hakim. Dört yıl süren bir çekiş­menin en ateşli gün­leri.
1985’de Bul­garca dışında her­hangi bir dilin konuşul­ması yasak­lan­mış ve ülkedeki tüm azın­lık­ların isim­leri değiştir­ilmişti zorla…
Soy­isim yok­tur orada, herkes babasının ve dedesinin adıyla anılır. Gül­han Halidi­nova Mah­mu­dova gibi…İsim değişi­minin ardın­dan Galina Hris­tova Mihaylova olmuştu adım. ( Şimdi kim­i­leri şakayla karışık “epey afili olmuş, cool olmuş, niye dert ettiniz ki bunu yahu” diye­bilir ama insana zorla day­atılan herşeyde olduğu gibi bu da kabul edile­mez bir durum elbette)…
Sonuç olarak Türk azın­lık kendi­ler­ine day­atılan tüm asim­i­lasyon poli­tikalarına karşı geldi, gös­ter­iler düzen­ledi, bunun net­icesinde de zorunlu göçe tabi tutul­du­lar. Yukarı­daki, göç için çekilen pas­aport fotoğrafım… Göz­ler­imin için­deki belir­si­zliğe karışan öfkeyi ben fotoğrafta görebiliyorum…Yıllar sonra lisede yaza­cağım “Hüznün Rengi Mavi” adlı öyküde, o an his­set­tik­ler­imi şöyle tanımlamıştım…“Elbiselerini, oyun­cak­larını, mek­tu­plarını, kita­plarını paket­leyip götüre­biliyor insan yanında… Peki ya meyve ağaçlarım…ördeğim Pati? Dostlarım…çocukluk aşkım? Hatıralar birk­tirdiğim mekan­lar ve gele­cek hay­al­lerim ne ola­caktı? Ner­eye sığdırıp, sak­layıp götüre­cek­tim onları?”..
Getirememiştim…

(1990)

Şu üstteki Türkiye’deki ilk fotoğrafım, gelişimiz­den bir yıl sonra çekildi. Bulgaristan’dan göç edince Kırk­lareli Kızılay Göç­men Kampı’ndaki yardım çadır­larında kaldık bir süre. Biraz bozuk ve komik aksanlı da olsa Türkçe konuş­mayı biliy­or­dum elbette ama okuma yaz­mayı ve Latin alfabesini burada öğrendim (Balkan ülkelerinin bazılarında Kiril alfabesi kul­lanılıyor).
Nüfus memuru soy­adınız ne ola­cak diye sorunca ailece bir­bir­mize bakıp
“ kısa ve yazıl­ması kolay birşey olsun memur bey, ne bileyim can, kan, şan, şen gibi birşey” dedik. Sonunda yeni yaşamımızda uğur getirmesi dileğiyle “Şen” soy­adını seçtik… Soy­adını insanın ken­disinin seçmesi çok tuhaf, bu yüz­den tüm akra­balarımı­zla fark­lıdır soy­isim­ler­imiz bizim.

(1996-lise 2)

Zaman geçti ve bir sürü zor­luğa rağ­men herşey yeniden rayına oturdu. Ailem çalış­maya, ben de oku­maya başladım. Ortaokulu Yeşilköy’de, liseyi de okula alı­nan ikinci grup kızlar­dan biri olarak bana zen­gin bir düşünme ve hay­al­gücü, geniş bir donanım ve vizyon kazandıran öğret­men­lerle dolu Kabataş Erkek Lisesi’nde okudum. Hep­sine ne kadar teşekkür etsem azdır…
İstan­bul Üniver­sitesi İletişim Fakül­tesi Radyo Tv Sinema Bölümü’nü kazandık­tan son­raysa hay­atımda yeni bir dönem de başlamış oldu… “Kendim” olmamı sağlayan işime ilk adım­larımı atmaya üniver­sit­ede başlamıştım…


Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
Otomatik Tag
Gülhan'ın Galaksi Rehberi, bulgarca mp3, Gülhan'ın Galaksi Rehberi, bulgarca video clip, Gülhan'ın Galaksi Rehberi, bulgarca full album, Gülhan'ın Galaksi Rehberi

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
D-Smart Program Rehberi D-Smart manyax 0 317 Son Mesaj 22 Nisan 2010, 20:50:56
Gönderen: manyax
İz Tv - Gezi Rehberi Gaziantep DVBRIP Belgeseller slomx 0 67 Son Mesaj 25 Aralık 2011, 01:26:06
Gönderen: slomx

| Site Map | Arsiv | XML |
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006-2009, Simple Machines

XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu! Dilber MC Theme by HarzeM
Bu Sayfa 0.215 Saniyede 34 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.076s, 2q)
SimplePortal 2.3 © 2008-2009, SimplePortal